Komünizm

Komünizm « Görüşler ve Doktrinler

Komünizm insanlığın eski bir rüyasıdır. Daha İlkçağ'da Eflatun ve Ortaçağ'da Thomas Morus gibi büyük filozoflar, üretim araçlarının (yani topraklar, atölyeler, mağazalar) kolektif mülkiyete geçeceği ve çalışma ürünlerinin herkese eşit olarak paylaştırılacağı bir sistem hayal ediyorlardı. Bu ideal toplumda artık ne mal sahibi, ne işçi, ne zengin, ne yoksul kalacaktı.

Bununla birlikte, komünizmin hayal olmaktan çıkıp da Kari Marx ve Friedrich Engels'in çalışmalarıyla, özellikle 1848'de yayımlanan Komünist Partisi Manifestosu ile, gerçekleşebilir gibi görünmesi ancak XIX. yy. ortalarında oldu. O tarihlerde makinenin gelişmesi büyük fabrikaların kurulmasına yol açtı ve toplumu, aralarındaki eşitsizlik gittikçe büyüyen iki sınıfa bölünmüş bir düzene götürecek yolda gelişti: bir yanda işçi ordusu, öte yanda burjuvaziyle kaynaşmış ve üretim araçlarının tekelini elinde tutan, sayıları kısıtlı kapitalistler. Bunun için Marx ile Engels, proleterleri (yani çocuklarından başka bir şeyleri «olmayanları») ayaklanmağa, diktatörlüklerini kurmağa ve komünizmi yerleştirmeğe kışkırttılar.

Güç Bir Uygulama

Ama, beklenenin tam tersine, devrim, 1917'de Lenin'in kışkırtmasıyla, aslında bir tarım ülkesi olan Rusya'da patlak verdi. Büyük sanayileşmiş ülkelerde ise, devrim hareketleri başarısızlıkla sonuçlandı. Gene de, ikinci Dünya Savaşı'ndan yararlanan komünizm, Doğu Avrupa ülkelerine, sonra da Çin ile Küba'ya yerleşti. Ama, bütün bu ülkeler henüz sosyalizm düzeyindedir ve bu, kapitalizm ile komünizm arasında bir geçiş aşamasıdır. Gerçi üretim araçlarının çoğu devletin elindedir ama tarım ve sanayide özel mülkiyet biçimleri hâlâ süregelmektedir, toplumsal farklılıklar da henüz ortadan kaldırılmış olmaktan pek uzaktır.

Ne var ki, milletlerarası komünizmin yayılma çabası durmamış, gelişmiş sanayi ülkelerinde sonuç alınamayacağı kesinleşince, özellikle az gelişmiş ülkelere yönelmiştir. Çoğu zaman ilkeler bir yana bırakılarak, milliyetçilik, sömürgeci düşmanlığı, bölgesel anlaşmazlıklar gibi eğilim ve olaylardan yararlanılmağa çalışılmıştır. Bugün uygulama bu yöndedir.



(Solda) Çin'de bir propaganda afişi. Marx'ın ve Lenin'in, başkan Man Çe-tung tarafından gözden geçirilerek yeni bir biçime sokulan öğretilerini 800 milyon Çinli benimsedi ve Çin, dünyanın en büyük komünist devleti haline geldi.

(Sağda) Komünizmin büyük kuramcısı Lenin (1870-1924), Rusya'da 1917 Devrimi'ni örgütledi ve Sovyet Devleti'nin ilk başkanı oldu.