Dolandırıcı Bankalar « CIA Operasyonları
İngiliz banka müfettişlerinin ilk olarak 1991'de Londra şubesini kapatmasıyla, Uluslararası Kredi ve Ticaret Bankası (Bank of Credit and Commerce International-BCCI) "dünyanın en dolandırıcı bankası", ya da CIA Başkanı Robert Gates'in deyişiyle "Uluslararası Dolandırıcı ve Suçlular Bankası" (Bank of Crooks and Criminals International) olarak ünlendi. Ne demeli, herkesten daha iyi bilir.
CIA, tüm tarihi boyunca geniş çaplı mülkiyet tezgâhları (paravan şirketler) kurdu. Para aklama operasyonları yürüttü. Kayıtlara geçmeyen, dışardan birinin hiç anlamayacağı, içerden olanlardan da çok azının izini sürebileceği son derece karmaşık projeler geliştirdi. BCCI bunların ne ilkiydi ne de sonuncusu.
BCCI'nın öncülü Nugan Hand Bank, CIA'nın "dost ülke" Avustralya'daki belalı yönetimi devirmesine yardım etmişti. Vietnam Savaşı'nın son yıllarında uyuşturucu ve silah ticaretinden kazanılanlarla kurulan banka, CIA'nın Ortadoğu ve Angola'daki operasyonlarına mali kaynak sağladı.
Nugan Hand'ın yönetim kuruluna, aralarında CIA Başkanı William Colby'nin de bulunduğu ajanlar doluşmuştu. Avustralyalı banka müfettişleri 1977'de bankayı kuşatmaya aldıklarında Nugan kendini öldürdü, öteki patron Hand ise tasarruf sahiplerinin milyarlarıyla kayıplara karıştı.
CIA benzer bir operasyon için Hawai'de flörte girişti, sonunda merkezi Pakistan'da bulunan BCCI'yı seçti. Banka, uyuşturucu kaçakçılarından silah tüccarlarına, teröristlere ve gangster hükümetlere kadar aklanacak büyük miktarda kara parası olan herkesi memnunlukla karşılıyordu.
Doğal olarak CIA kendini evinde gibi hissetti. Hatta, BCCI'nın eski çalışanlarından biri, bankanın gerçekte CIA ve özellikle CIA Başkanı Richard Helms tarafından kurulduğunun ve "Pakistan bankası olmadığının" söylendiğini öne sürüyor.
BCCI, iflas etmeden önce, George Bush'un, Saddam Hüseyin'in Irak'ına silah sevk etmesi ve CIA ajanı Edwin Wilson'un, Libya'yı "yetkisiz" biçimde silahlandırması gibi örtülü CIA operasyonlarının yürütüldüğü merkez işlevini gördü.
BCCI'nın tüm sırlarını açığa çıkarma çabaları hiçbir zaman başarıya ulaşmayacak. Yöneticileri, herhangi bir soruşturmanın en fazla göstermelik biçimde yapılmasını garantilemek için, iki partiden yeterli sayıda anlı şanlı Amerikan politikacısının yuvasını kuştüyüyle donatma basiretini göstermişlerdi.
Beklendiği gibi, CIA bağlantılı lobiciler herhangi bir soruşturma açılmasını önlemek için çalıştılar. BCCI'nın varlığının yaklaşık 20 milyar doları hâlâ ortada yok.
29 Ekim Sürprizi « CIA Operasyonları
Ronald Reagan 1980'de Jimmy Carter'a karşı başkanlığa adaylığını koyduğunda, İran'da 52 Amerikalı rehin tutuluyordu. Reagan-Bush ikilisi, rehinelerin Kasım'daki seçimlerden önce serbest bırakılması halinde, bu "Ekim Sürprizi"nin Carter'in kazanmasına yardımcı- olacağından endişeleniyorlardı.
İran eski Cumhurbaşkanı Beni Sadr'a göre, Reagan'ın adamları 1980 Ekim'inde Paris'te İranlılarla buluştular ve rehineleri seçim sonrasına kadar tutma karşılığında 40 milyon dolar verdiler. Bazı kaynaklar, bu toplantılara eski CIA Başkanı George Bush ya da sonradan CIA Başkan olan William Casey veya her ikisinin katıldığını belirtiyor.
Ekim Sürprizi, Reagan'ın seçim kampanyasında yer alan eski veya halen göreve devam eden CIA ajanlarının oluşturduğu şebekenin de adıdır. Şebekenin görevi, Carter'in başında bulunduğu Beyaz Saray'dan istihbarat toplamaktı. Carter yönetimini istikrarsızlaştırmak için yapılan karmaşık ve başarılı bir çalışmaydı bu.
"Ekim Sürprizi" ekibi, Beyaz Saray'dan toplantı tutanaklarını ve öteki belgeleri çaldı. Ayrıca, basına Carter'in İranlılarla görüşmeler yaptığına ve rehineleri kurtarmak için planlar hazırladığına ilişkin bir dizi yalan haber sızdırıldı. Böylelikle hem görüşmeler hem de kurtarma operasyonları zora sokuldu.
Sonunda Carter bir rehine kurtarma operasyonu başlattığında, birileri İranlılara -ve William Casey'e- planın ayrıntılarını verdi. Operasyon, 8 Amerikalının canına mal olan felaketle sonuçlandı.
"Ekim Sürprizi" ekibinin etkili yalan haber yayma kampanyasına karşın, Carter İranlılarla, rehineleri silahla değiştirmeyi içermeyen bir pazarlık yapmayı denedi. Fakat Paris'teki toplantıdan sonra İranlılar anlaşmadan vazgeçti. Rehineler, Reagan yemin edip resmen göreve başladığı güne dek serbest bırakılmadı. Bu tarihten hemen sonra, İran'a milyonlarca dolarlık silah ve mühimmat akmaya başladı.
"Ekim Sürprizi" JFK suikastından bu yana CIA'nın gerçekleştirdiği en büyük manipulasyon ve dezenformasyon operasyonu oldu. Operasyonun kimi önemli tanıkları vakitsiz öldü. Tıpkı bu operasyonla Reagan döneminin öteki örtülü operasyonları arasında bağlantı keşfeden bir gazeteci gibi.
Sonuç olarak, Warren Komisyonu'na benzer bir Kongre araştırma komisyonu, komplo kurulduğunu gösteren herhangi bir kanıt bulunmadığını açıkladı. Ne yazık ki, komplonun varlığını gösteren hiç bakmadıkları sayısız kanıt vardı. Yayınlanan rapordaki kimi maddi hatalar da göze batarcasına sırıtıyordu.
Panama « CIA Operasyonları
Manuel Noriega, hayatının büyük bölümünde CIA ile iyi geçindi. 1959 gibi çok eski tarihlerde Panamalı solcuları Amerikalılara ihbar ediyordu. 1966'ya gelindiğinde CIA'nın maaş bordrosundaydı. Tutuklulara kötü muamelede bulunmasına karşın -belki de bu yüzden- Noriega, Panama'da Amerikan ordusunca kurulan ve daha sonra Georgia'daki Fort. Benning'e taşınan "School of Arnericas"ta ("Diktatörler Okulu" ya da "Katiller Okulu" da denilir) eğitim görmeye layık bulundu.
1972 başlarında Noriega'nın uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin duyumlar, Uyuşturucuyla Mücadele Ajansı DEA'da sıkıntı yarattı. ABD Dışişleri Bakanlığı da, İsrail ve Küba başta olmak üzere başka ülkelerin gizli servisleriyle ilişkisinden şikâyetçiydi. "Endişelenmeyin" dedi CIA; "bizim oğlan".
1976'da Noriega, CIA Başkanı George Bush'u -Washington'da ziyaret etti. Bush'tan sonraki CIA başkanı Noriega'dan memnun değildi ve adını CIA bordrosundan çıkardı. Fakat, 1980'de Bush Başkan Yardımcısı olunca, Noriega yılda altı sıfırlı maaşla yeniden bordroya girdi.
1981'de, Panama'nın sevilen Devlet Başkanı Omar Torrijos bir uçak kazasında öldü. 1983'e doğru Noriega ülkenin kontrolünü ele geçirdi. I987'de Noriega'nın yakın yardımcılarından biri, pek çok kuşkuyu doğruladı: Noriega, Torrijos'un uçağına sabotaj yapmıştı. CIA, dönemin Başkan Yardımcısı Nixon'un onayıyla, 1955'te de Panama Devlet Başkanı'nın öldürülmesine karışmıştı.
Noriega'nın suç dosyası CIA için hiçbir sakınca oluşturmuyordu. Kontralara silah taşıyan uçaklarla kokain mi kaçırıyordu; olsun, tek o değildi ki bunu yapan. Kendisini uyuşturucu kaçakçısı olmakla suçlayan siyasi muhalifinin kellesini mi uçurdu; olsun, iktidarını sağlamlaştırıyordu... 1984'teki Panama seçimlerini kazanmak için hile ve şiddet mi kullandı; olsun, zaten sonuçtan pek memnun olmayacaktık...
Buna karşın 1989'a gelindiğinde aşk sona erdi. Noriega, Nikaragua'daki Sandinistlere muhalefet konusunda tereddüde düşünce efendilerini kızdırdı. Huzursuz edici başka itaatsizlik işaretleri de gösteriyordu. 1989 Aralık'ında, ABD askerleri Noriega'yı "yakalamak" için Panama'yı işgal etti. İşgal sırasında 2 bin ila 4 bin arasında masum sivil katledildi.
İşgalden sonra ne değişti? Şiddet, yolsuzluklar ve uyuşturucu kaçakçılığı azalmadan sürdü. Fakat Panama'nın yeni iktidar sahipleri, Noriega'nın aksine emirlere nasıl uyacaklarını biliyorlardı. Dahası, 2000 yılına kadar Panama'daki tüm ABD askeri üslerini kapatmayı öngören Torrijos dönemi anlaşmalarını gözden geçirmeyi kabul ettiler. (1994'te Torrijos ve Noriega'nın eski partisi seçimi yeniden kazandı. Bu yüzden, yeni CIA sabotajları beklenebilir.)