Görüşler ve Doktrinler

Anarşizm « Görüşler ve Doktrinler

Mutlak özgürlüğü savunan akım. Eski Yunanca'da otorite yokluğu anlamına gelen «anarkhia»dan. Grevci işçiler veya kurallara karşı gelen öğrenciler için bazen, «bunlar anarşist» deniyor. Ama acaba, gerçek anlamda anarşist ne demektir? Anarşizm XIX. yy.da ortaya çıkan ve her türlü otoriteyi reddederek bireyin mutlak özgürlüğünü savunan bir kuramlar bütünüdür. Yalnız devlet otoritesini değil, partiler gibi siyasî, kilise gibi dinî olan, kısaca, merkezî otoriteye dayanan örgütlenmiş her otoriteyi reddeder, tanımaz. Peki ama, hiç bir makam, herhangi bir buyruk vermeyecekse, insanlar yaşamak için ... Devamı »»»

Demokratik Sosyalizm « Görüşler ve Doktrinler

Sosyalist toplum yapısına demokratik yollarla da varılabileceğini kabul eden ve ekonomik bakımdan sosyalist, siyasal bakımdan demokratik bir yapıyı aynı anda egemen kılmak isteyen görüştür. Demokratik sosyalizm, Marx’ın "bilimsel sosyalizm" ya da "ihtilalci sosyalizm" ile amaçladığı toplum yapısına demokratik yollarla varılabileceğini kabul eder. Sosyalist ekonomideki mülkiyet yapısının, merkezi planlama etkinliğinin demokratik bir siyasal yapı içinde daha verimli işleyeceğine inanır. Demokrasi, toplumdaki çeşitli görüş ve çıkarlar arasında zorunlu olarak bir uzlaşma öngördüğü için, demokrat... Devamı »»»

İdealist Sosyalizm « Görüşler ve Doktrinler

İdealist Sosyalizm temsilcilerine, Saint-Simoncular ve Ütopistler de denilmektedir. İdealist Sosyalizm’in başlıca temsilcileri Claude Henri de Rouvroy de Saint-Simon, Prosper Enfantin ve Armand Bazard’dır. Aguste Comte ile Ferdinand de Lesseps de, bir aralık bu akıma katılmışlardır. Saint-Simon (1760-1825), pozitivist ve sosyalist düşünce akımlarının gelişmesine öncülük etmiştir. Endüstrializm doktrinin kurucusudur. Saint-Simon, Hıristiyanlığın çağını tamamladığına ve yerini yeni bir inanç düzenine bırakması gerektiğine inanıyordu. Bu yeni doktrin, mutluluk ve düşünce özgürlüğü kavramlarına d... Devamı »»»

Sosyal Demokrasi « Görüşler ve Doktrinler

Gerek geçmişte, gerekse günümüzde farklı kişiler tarafından sosyal demokrasi kavramından, çok farklı şeyler anlaşılıyorsa da, sosyal demokrasi ortaya çıktığı dönem, yani 19. yüzyıl sonları açısından "siyasal demokrasi içinde emekçi sınıfların sosyal ve ekonomik haklarının genişletilmesi amacına yönelik tüm savaşımları kapsayan bir öğreti" olarak tanımlanabilir. Fakat ayrıntılara girildiği zaman meselenin böylesine kolay açıklanabilir ve yalın olmadığı görülecektir. Örneğin daha sonra Bolşevik Parti adını alan ve Rus Çarlığı'nda bir devrim gerçekleştirerek SSCB'yi kuran partinin adı da Rus Sos... Devamı »»»

Demokrasi « Görüşler ve Doktrinler

Demokrasi, sözcük anlamı halk yönetimi olan bir siyasal bilim terimidir. Aslı eski Yunanca’daki demokratia sözcüğüdür. Eski Yunanca’da demos halk, kratos yönetim anlamına gelirdi. Atina’nın doğrudan demokrasisinde, halk bir meydana toplanır ve önemli konulardaki kararlarını yöneticilere bildirirlerdi. Yalnız burada hemen hatırlanması gereken nokta, eski Yunan’da yalnız vatandaşların demokratik hak ve özgürlüklerden yararlandıkları, kölelerin ise hiçbir hakları bulunmadığı idi. Demokrasi, daha sonra, yönetilenlerin yönetime katılması için temsilcilerinin seçildiği rejimlerin adı oldu. Aslında,... Devamı »»»

Monarşi « Görüşler ve Doktrinler

Otoritenin bir kraldan veya bir imparatorun elinde olduğu yönetim türü. Yunanca «monos», yalnız ve «arkhein», buyurmak'tan. Etimolojik anlamına bakılırsa monarşi bir kişinin yönettiği bir dev­let düzenidir. Gerçekte ise bu terim, iktidarın aynı ailede soydan geçme yoluyla kalması biçiminde nitelendi­rilebilecek bir yönetim biçimini ta­nımlar. tanrısal hakka dayanan iktidar Monarşi, yüzyıllar boyu, dünyada en yaygın yönetim biçimi olageldi. Bunlar çoğu zaman, geleneksel tanı­ma en yakın, tanrısal hakka dayanan monarşilerdi: prens, iktidarı tek ba­şına elinde tutar ve Tanrı'dan başka kimsey... Devamı »»»

Kapitalizm « Görüşler ve Doktrinler

Özel teşebbüse ve kazanç yollarının aranması ilkesine dayanan ekonomik sistemdir. Kapitalizm, önce İngiltere'de, daha sonra Almanya ve Fransa'da ilk fabrikaların kurulmasıyla sonuçlanan XIX. yy. sanayi devrimine bağlanır. Fabrikaların kurulmasıyla bazı üretim kesimlerinde, sözgelimi dokuma sanayiinde, elemeği yerini makinelere bırakmış ve iflâsa sürüklenen elsanatçısı ya yok olup gitmek ya da fabrikalarda işçilik yapmak zorunda kalmıştı. Kapitalist ekonominin başlıca özelliği, ticaret ve sanayinin örgütlenmesinde sermayenin (kapital) en büyük rolü oynaması ve bütün iktisadî etkinliklerde kaza... Devamı »»»

Komünizm « Görüşler ve Doktrinler

Komünizm insanlığın eski bir rüyasıdır. Daha İlkçağ'da Eflatun ve Ortaçağ'da Thomas Morus gibi büyük filozoflar, üretim araçlarının (yani topraklar, atölyeler, mağazalar) kolektif mülkiyete geçeceği ve çalışma ürünlerinin herkese eşit olarak paylaştırılacağı bir sistem hayal ediyorlardı. Bu ideal toplumda artık ne mal sahibi, ne işçi, ne zengin, ne yoksul kalacaktı. Bununla birlikte, komünizmin hayal olmaktan çıkıp da Kari Marx ve Friedrich Engels'in çalışmalarıyla, özellikle 1848'de yayımlanan Komünist Partisi Manifestosu ile, gerçekleşebilir gibi görünmesi ancak XIX. yy. ortalarında oldu. O... Devamı »»»

Laiklik « Görüşler ve Doktrinler

Yakın zamanlara kadar hemen hemen hiçbir ülkede din işleriyle dünya işleri birbirinden ayrılmış değildi. Toplumların yaşamı din kurallarına göre düzenleniyordu. Ortaçağ'da kilise devletten önce gelirdi. Osmanlı padişahları önemli konularda şeyhül-islâmdan fetva alırlardı. Laikliğe doğru ilk adımlar Rönesans döneminde atıldı. Avrupa'da XVII. yy .da hem bilim, hem siyaset alanında dinin etkisi azalmağa başladı. Giderek gelişen bilimler ve onun ardından toplum yaşamı dinden bağımsız hale geldi. Türkiye'de laiklik Cumhuriyet'ten önce, hattâ Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'de din ve dünya i... Devamı »»»

Faşizm ve Nazizm « Görüşler ve Doktrinler

Bir otoriteye yaslanan ve diktatörlük rejimi kurmayı amaçlayan siyasi akımlardır. 1919'da İtalya'da Mussolini'nin kurduğu faşizm ile 1923'te Almanya'da Hitler'in kurduğu nazizm sadece, XX. yy.ın ilk yarısında tarihi karartan akımlar olmakla kalmamıştır; bunlar aynı zamanda, bir şefe tapınmağa ve bireyin özgürlüklerinin, siyasal bir diktatörlük düzeni yararına kısıtlanmasına dayanan akımlardı. Faşist İtalya Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra İtalya bir siyasal düzensizlik, toplumsal karmaşa, sefalet, işsizlik ve yoksulluk içindeydi, işte bu ortamda Mussolini, kızışmış bir milliyetçiliğin erdemle... Devamı »»»

Sağcı ve Solcu Deyimleri « Görüşler ve Doktrinler

Tarihçilerin çoğu insanların fikirlerine göre 'sağcı' ve 'solcu' diye ayrılmalarının 11 Eylül 1789 tarihinde, ihtilalden sonra açılan ilk Fransız Milli Meclisi'nde başladığına hemfikirler. 745 üyeli meclisin bu ilk oturumunda hükümdarlık yönetimi taraftarları, salonun başkana ve konuşmacıya göre sağ yanında, liberal ve radikal görüşe sahip olanlar da solunda oturdular. Başkan ve konuşmacılar da bunlara hitap ederken kendilerine göre 'sağ kanattakiler' ve \sol kanattakiler' deyimlerini kullandılar. Fransız meclisinde ihtilalin ve hükümdarlığın etkilen azalıp günlük yaşama dönük sorunlar görüş... Devamı »»»

Irkçılık « Görüşler ve Doktrinler

Sosyal psikolojide ırkçılık (rasizm), otoriter kişilik, stereotipler, önyargılar ve gruplar arası ilişkiler bağlamında ele alınmaktadır. Allport'un (1954) klasik analizinde ırkçılık, esas olarak belirli bir gruba karşı önyargıdan itibaren dışlama, ilişkiden kaçınma, ayrımcılık yapma, şiddet ve saldırganlık gibi basamaklar içeren bir davranış yelpazesini içermektedir. Bu doğrultuda ırkçılık, diskriminasyonu meşrulaştırmaya yönelik inançlar bütünü (Pettigrew ve Meertens, 1993) olarak tanımlanmaktadır. Irkçılığa yaklaşımlar genel olarak değerlendirildiğinde, ırkçılığın önyargı, davranış ve ideol... Devamı »»»

İdeoloji « Görüşler ve Doktrinler

Etimolojik olarak 'fikirler üzerine söylem' anlamına gelen ideoloji sözcüğü, tarih boyunca farklı anlamlarda kullanılmıştır. XVIII. yy. da 'zihinsel olguların bilimi' anlamına gelen ideoloji sözcüğü, Marx'la birlikte 'sahte bilinç' anlamında ve pejoratif bir konotasyonda kullanılmıştır (Domenach, 1995). Daha sonra, global iddiası olan, örgütlenmiş entelektüel sistemleri ifade etmeye başlamıştır. İdeoloji, sosyal bilimler alanında çok ^kullanılan, fakat az tanımlanmış kavramlardan biridir. Literatürde birbirinden farklı ideoloji tanımları, bulunmaktadır: İdeolojinin ideolojik tanımları, ideolo... Devamı »»»

Soykırım « Görüşler ve Doktrinler

Bir ırkın, bir etnik grubun sistemli bir şekilde yok edilmesini ifade eden soykırım (genodde) kavramı, pratik doğurguları nedeniyle çeşitli polemik ve tartışmaların odak noktasında yer almaktadır. Soykırım kavramı, Nazi Almanyası'nın Yahudilere karşı yürüttüğü yok etme kampanyalarına duyulan tepkinin somut bir ifadesi olarak, 1948 tarihinde Rapheal Lemkin'in önerisi üzerine Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ile hukuksal bir çerçevede tanımlanmıştır. Sözleşmenin ikinci maddesinde soykırımın kapsa-mı, 'ulusal, ırksal, etnik ve dinî bir gruba mensup ki... Devamı »»»

Şikago Ekolü « Görüşler ve Doktrinler

Şikago Ekolü, 1920'lerden itibaren Amerikan sosyolojisinde etkin bir rol oynayan ve belli başlı temsilcileri arasında W. Thomas, R. Park, E. Burgess ve L. Wirth gibi isimlerin bulunduğu bir sosyoloji hareketidir. Şikago Ekolü, çoketnili Amerikan kentlerinde Öne çıkan gettolaşma sorunları (göçmenlerin ve marjinal grupların yaşma tarzları, sosyal grupların kent mekânında yerleşme biçimleri, ekonomik etkinliklere ve mesleklere girme zorlukları, sosyal dışlanma, sosyalleşme biçimleri, vb.) üzerinde durmuş ve araştırmalarını 'kentsel ekoloji' adı altında toplamıştır. Katılımcı gözlem, yaşam öykül... Devamı »»»

Totaliterlik « Görüşler ve Doktrinler

Totaliterlik ya da totalitarizm terimi, devletin toplum üzerinde mutlak kontrol gücüne sahip olduğu bir siyasal rejimi ifade etmektedir. Sanayi toplumunun rasyonalitesiyle ilişkili görünen totaliterliğin ayırdedici özellikleri (R. Aron, 1965) arasında, çoğu kez karizmatik bir lidere sahip büyük bir kitle partisinin bulunması, bu partinin, çeşitli ikna araçlarını (kitle iletişim araçları) elinde tutarak sosyal yaşamın bütün alanlarını denetiminde tutması, resmi ideolojinin varlığı, ekonominin devlet kontrolünde bulunması, emniyet güçlerinin (polis) aşırı yetkilere sahip olması gibi hususlar say... Devamı »»»

Ütopya « Görüşler ve Doktrinler

Thomas More (1516) tarafından ortaya atılmış olan ütopya sözcüğü, Yunanca lopos (yer) sözcüğüne olumsuzluk öneki eklenmesiyle türetilmiştir. Sözcük, 'hiçbir yerde' anlamına gelmektedir. Koyu bir Katolik olan Thomas More Utopia adlı eserinde, hiçbir yerde bulunmayan hayalî bir ülkeyi betimlemektedir. Bu ülke, insanların bencilliğinden, tutkulardan, günahlardan sıyrılmış bir ülkedir; bir tür bireysel ve kolektif mükemmellik düzenidir; kitap zamanın İngiltere'sinin bir eleştirisi niteliğindedir. Thomas More'dan itibaren ütopya sözcüğü, tüm hayali ve ideal toplum tasvirlerinin adı olmuştur. Ütop... Devamı »»»