Kızıl Tugaylar

Kızıl Tugaylar « Genel

Kızıl Tugaylar 1968 yılında kurulmuştur. 1984 yılında iki bölümea ayrılmışlardır; biri (BR-PCC) Kızıl Tugaylar Komünist Muharipler Partisi, diğeri BR-UCC Kızıl Tugaylar Muharip Komünistler Birliği’dir.

Komünist Muharipler Partisi, 1987 Şubat’ında bir posta arabasını soyarak adını duyurmuş ve bu olayda iki polis öldürülmüştür. Muharip Komünistler Birliği de 1987 Mart’ında İtalya Uzay Silahları Genel Müdürü’nün öldürülmesi olayı ile sesini duyurmuştur.

Kızıl Tugaylar Örgütü, Marxist-Leninist ideolojiye sahip silahlı ve son derece tehlikeli bir örgüttür. Burjuva ve faşist olarak tanımladığı İtalya Yönetimi'ni yıkmayı amaçlamakta ve ABD’nin temsilciliklerini hedef seçmektedir.

Örgüt, 1970 yılında yaptığı eylemlerle İtalyan toplumunu derinden sarsmıştır. Daha sonraki yıllarda İtalyan Hükümeti’nin aldığı bir dizi önlemle örgüte ağır darbeler indirilmiştir. Örgütün hali hazırdaki potansiyel gücü ile İtalyan polisini ve Hükümeti’ni tehdite devam edeceği anlaşılmaktadır.

Örgüt, 1989 yılında İtalyan ve Fransız yetkililerin, birçok örgüt mensubunu tutuklamasından sonra pasifleşmiştir. Bununla beraber, 50’den daha az sayıda olduğu tahmin edilen silahlı aktif üyesi ile terörist kampanya, rastgele polislerin öldürülmesi ve Montedission Petrokimya Endüstrisi yöneticisi Giuseppe Taliercio gibi belirgin hedeflere saldırması ile faaliyetlerine devam etmektedir. Özellikle kundakçılık, cinayet, adam kaçırma ve bombalama gibi eylemlerle adını duyuran örgüt, tüm terörist yeteneklere de sahiptir.

Örgüt, aşırı sağcılara ve kendi düşüncesine zıt fikirde olan herkese karşı savaş açmıştır. Kızıl Tugaylar, ilk hedef olarak gazetecileri hedef seçmiştir. İlk başta, suçlanan gazeteciler ayaklarından vurulmuş, ancak bu eylemleri Kasım 1977’de Turin’deki La Stampa Gazetesi'nin yardımcı editörünün daha önce 3 defa vurulup, sonunda ölmesiyle son bulmuştur. Haber ajansına olaydan sonra açılan telefonda, Kızıl Tugaylar olayı üstlenmiş ve "Hükümetin uşağı gazetecinin kendileri tarafından yargılanarak suçlu bulunup, cezasının infaz edildiği" söylenmiştir.

Örgüt'ün Filistinlilerle önceden bazı bağlantıları varsa da, esas ilişkiye girdiği örgüt, Baader-Meinhoff ve sempatizanlarıdır. İtalyan güvenlik birimleri tarafından yürütülen seri operasyonlar neticesinde örgütün faaliyetlerinin, 1980’lerin başında marjinal düzeye indirilmesi, elemanlarının organize suçlara kayarak Sicilya Mafyası ve Ndragentha içerisinde yer almasına sebebiyet vermiştir.

Hali hazırda, Marksist Leninist kökenli Türk terör örgütleri ile işbirliği içerisinde olduğu ve faaliyetlerinin TREVI’nin gizli oturumlarında yakınen incelenip, değerlendirildiği İtalyan makamları tarafından ifade edilmiştir.