Şili'de Darbe

Şili'de Darbe « CIA Operasyonları

1973'te, CIA, Güney Amerika'daki işleyen en eski demokrasiyi yıktı. 20 yıl sonra, hâlâ bu olayda parmağı olduğunu inkâra kalkışıyor.

CIA, Şili'de 1958 ve 1964 seçimlerine önemli ölçüde müdahale etti. 1970'te ise korktuğu başına geldi; sosyalist aday Doktor Salvador Allen de devlet başkanı seçildi.

Dehşete kapılan Başkan Nixon, CIA'dan Allende'nin göreve başlamasını önlemesini istedi. CIA, askeri bir darbe için elinden geleni yaptı. Fakat, Şili ordusunun demokratik sürece geleneksel bağlılığı darbe olasılığını ciddi ölçüde önlüyordu. Darbenin önündeki en önemli engellerden biri, Şili Genelkurmay Başkanı General Rene Schneider'di. Bu nedenle, CIA, ordu içindeki fanatiklerle Schneider'i öldürme komplosu kurdu. Fakat suikast geri tepti; belirlenen zamanda iktidarı devralan Allende'ye desteği artırdı.

Bu girişimi başarısız olan CIA'ya, "darbe ortamı" yaratma talimatı verildi. Başkan Nixon, CIA Başkanı Helms'e "Şili ekonomisine feryat ettirin" dedi. CIA destekli sabotajlar ve terör tırmandı. CIA, faşist Kurtuluş Partisi (Patria y Libertad-PyL) üyelerine kontrgerilla ve bombalama eğitimi verdi. Onlar da kısa sürede kundaklama kampanyasına giriştiler.

CIA, ayrıca, mali kaynağı Şili'deki holdingler ve ITT gibi diğer ABD şirketlerince karşılanan sokak gösterileri ve grevler örgütledi. Şili'nin en büyük gazetesinin de içlerinde bulunduğu CIA bağlantılı olan medya, yangını körükledi. İğdiş etme, yamyamlık vb. gibi ardı arkası gelmez Marksist "zulüm" hikayeleriyle, askeri yurtseverlik duyguları kabartıldı. Orduda temizlik yapılacağı, ordunun tahrip edileceği, Sovyetler'e üs verileceği dedikoduları yayıldı.

Sonunda, darbe, 1973 Eylül'ünde ordunun en aşırı sağcı faşist unsurlarının öncülüğünde, amansız bir vahşetle geldi. Allen de öldürüldü. (Kimi CIA savunucuları, hâlâ Allende'nin makineli tüfekle kendini vurarak intihar ettiğini öne sürüyorlar!) Bazı bakanlar katledildi, üniversiteler askeri denetim altına sokuldu, muhalefet partileri yasaklandı, binlerce Şilili işkenceden geçirildi ve öldürüldü. Çoğu kişi CIA'nın verdiği listelere göre "aşırı" diye damgalandı.

General Pinochet başkanlığındaki askeri cunta döneminde, muhaliflere işkence, özellikle Colonia Dignidad adlı tüyler ürpertici cezaevinde düzenli bir iş haline geldi. Cunta, Güney Amerika'nın dört bir yanında sürgündeki Nazileri topladı. Bu Nazilerden biri, bir kurbanına, Nazi ölüm kamplarında yapılan işin Colonia Dignidad'da sürdürüldüğünü söyledi.

CIA, istediği kadar Şili darbesiyle ilişkisini inkâra çalışsın. Demokratik, barışsever bir ülkeyi mezbahaya çevirdi.