Haiti

Haiti « CIA Operasyonları

ABD, Haiti'yi beş kez işgal etti ve bir keresinde 20 yıl (1915-1935) kaldı. Kafa tutmaya cesaret eden binlerce Haitiliyi öldürdüğü bu uzun süreli ziyaretin sonunda, ABD ülkeyi, verdiği işleri yapacağından emin olduğu yerel Ulusal Muhafızların ellerine terk etti.

Bu düzenlemeden, Duvalier ailesi hanedanı ve onların pala kullanan özel terör kuvveti Tontons Macoute'ler çıktı. "Papa Doç" Duvalier (tıp doktoruydu) voodoo büyülerine güveniyordu. 1959'daki ayaklanma sırasında imdadına ABD ordusu yetişti. 1971'de "Papa Doç" ölünce, 19 yaşındaki oğlu "Baby Doç" "ömürboyu başkan" oldu.

Yalnızca Tontons Macoute'lerin 100 bin kişiyi öldürdüğü Duvalierlerin kanlı iktidarları döneminde, ABD, insan hakları ihlalleri konusunda küçük bir ses bile çıkarmadı. Buna karşılık 1986'da Baby Doc'un başkanlık görevinin ömürboyu süremeyeceği (elbette kısa zamanda ölmezse) anlaşılınca, Reagan yönetimi onu Fransa'daki bir villaya uçurdu ve "demokratik süreçten" söz etmeye başladı.

Ancak bundan önce Haiti ordusunun daha da güçlendirilmesi şarttı. Reaganlı yıllarda, ABD yardımının ikiye katlandığı Haiti'ye CIA parası akmaya başladı. CIA, SIN (Ulusal İstihbarat Servisi. SIN İngilizce günah demek ve bu isim örgüte çok uygun düşüyor) adlı bir uyuşturucuyla mücadele örgütü kurdu. Bir CIA ajanının itiraf ettiği gibi, SIN, CIA kaynaklarından aldığı milyonları, halk hareketini işkence ve cinayetlerle bastırmakta kullandı. Uyuşturucuyla mücadele surda dursun, çoğu SIN görevlisi uyuşturucu ticaretine girdi.

Nihayet 1990'da seçimlere izin verildi. Haitililer, ABD'nin adayını seçmeyerek Washington'u bir kez daha şaşkına çevirdiler. Solcu Rahip Jean-Bertrand Aristide sandıktan zaferle çıktı. ABD eğitiminden geçmiş Haiti ordusu 8 ay sonra Aristide'yi devirdiğinde, Bush yönetimi Sevincini gizlemeyecekti.

Bill Clinton başkan olunca, durumu kurtarmak için Aristide'nin iktidara dönmesi vaadinde bulundu. Bu ikiyüzlülük bile CIA'ya çok gelmiş olacak ki, kararlı ve cesur Aristide'yi "psikopat" olarak betimleyen bir "psikolojik rapor" sızdırdı.

Arkası kesilmeyen göç dalgası ve Haiti güvenlik kuvvetlerinin 4 bin kişiyi öldürmesi karşısında ABD'nin zor durumda kalması, Amerikan yönetiminin durumu kurtarmak çabalarını daha da artırdı. Fakat tarihten ders çıkarmak söz konusu ise, Haiti halkının ihtiyaçlarını karşılayacak bir hükümetin iktidara gelme şansı yok denecek kadar azdır.