Siyaset ve Politika

B Takımı « CIA Operasyonları

1949'da, etkili Amerikan senatörlerinden biri, Başkan Truman'a, Soğuk Savaş döneminin muazzam askeri harcamalarım haklı göstermek istiyorsa, "Amerikan halkını feci şekilde korkutması gerektiğini" söyledi. Bu, CIA'nın her zaman içtenlikle üstleneceği bir görevdi. CIA, Doğu Bloku istihbaratı konusunda Gehlen Org'a bağımlı olduğu için, ta başından Sovyetler'in askeri gücü abartılıyordu.

Yanlış bilgilendirmenin sayısız usturuplu yolu var. Bunlardan biri, Sovyet askerlerine Amerikan askerleri kadar ücret ödendiği varsayımıydı. Gerçekte Sovyet askeri Amerikalıya göre hayli düşük ücret alıyordu. Bir başka yanıltma yolu, Sovyet füzelerinin Amerikan füzelerinden ne denli daha büyük olduğuydu ki, bu, gerçekte onlar daha ilkel demektir. Ya da Sovyetlerin "fırlatma ağırlıkları" temel alınarak füze karşılaştırması yapılıyordu. Oysa dev ve hantal Sovyet füzeleri daha çok yakıt gerektiriyordu. Gerçekte büyük bölümü Çin sınırını savunuyorken, bazı raporlarda tüm Sovyet ordusunun Avrupa'yı işgale hazırlandığı iddia ediliyordu.

Aslında CIA içinde, Sovyetlerin yetenekleri ve Sovyetlerdeki klikler konusunda hayli düzgün kavrayışlı analizciler de vardı. Ancak bunlar, CIA'daki şahinler tarafından tehlikeli kızılımsılar olarak görülüyorlardı. Bu şahinlerden bazıları, "Şimdiki Tehlike Komitesi" (Comittee on the Present Danger-CPD) adlı, silah harcamalarının hızlı yükselişi için kulis yapan ve 1976 başkanlık seçimlerinde Ronald Reagan'ı destekleyen özel bir grup için çalışıyorlardı.

1950'lerin sonlarından beri CIA için çalışan George Bush 1975'te CIA başkanı yapılınca, görevlerinden biri de "B Takımı" denilen projeyi ele almak oldu. Bu proje, Başkan Ford'un, CIA analizcilerinin Sovyet askeri gücünü küçük gösterdiğini öne süren ve ikinci bir bakış açısı isteyen CPD ile öteki aşırı sağcı unsurlara bir armağanıydı.

CIA analizcileri, Bush'un desteklediği B Takımı'nın kendi verilerini bir başka kılığa sokmasını "ihanet" olarak nitelediler. Oysa, Reagan 1980 seçimlerinde Başkan Yardımcısı adayı seçerek Bush'u ödüllendirdi. Reagan seçilir seçilmez B Takımı'nın her bir üyesini son derece hassas askeri mevkilere atadı ve Pentagon'un bütçesini artırdı.

Bush 1989'da Başkan olunca CIA'nın başına, kendisi CIA başkanıyken B Takımı'na arka çıkan grubun lideri Robert Gates'i getirdi. Gates, Reagan'lı yılları Sovyetler'in askeri gücü konusunda ciddi ölçüde tahrif edilmiş istihbarat sağlamakla geçirdi. Belki de bu yüzden CIA, Sovyetler Birliği'nin dağılacağını öngörme konusunda hazırlıksızdı.

Zaire'de Darbe « CIA Operasyonları

Kongo, (sonraki adı Zaire) 1960'ta Belçika'dan bağımsızlığını kazandığında, Patrice Lumumba ilk başbakanı oldu. Parlamentoda güçlü desteği olan karizmatik bir liderdi. Buna karşılık, yalnızca iki ay iktidarda kalabildi.

Solcu Lumumba, hiç de kolay olmayan bir yolu seçerek, ABD ile Sovyetler arasında tarafsız bir politika izlemeye kalkıştı. Ganalı Kwame Nkrumah'nın işaret ettiği gibi, İngiltere ve Fransa için Sovyetler'le diplomatik ilişkinin sakıncası yoktur, ama buna cüret eden herhangi bir Afrikalı lider ABD'nin düşmanı olurdu.

Lumumba'nın kaderi böyle oldu. Gerçi CIA "düzenli olarak Kongolu politikacı alıp satıyordu", ama Lumumba'nın hitabetteki ustalığı, iktidardan uzaklaştırılsa bile onu ABD'nin ayağına dolanacak bir çalı yapacaktı. Bu nedenle, Lumumba'nın öldürülmesinin daha doğru olacağına karar verdiler.

CIA Başkanı Allen Dulles, Lumumba'nın öldürülmesi emrini verdi. 1975'te yapılan bir Kongre soruşturmasında, öldürme emrinin Eisenhower'ın onayıyla verildiği yolunda "makul göstergeler" bulunduğu sonucuna varıldı. CIA, Afrika'ya öldürücü bir virüs gönderdi. Ancak virüsün kullanılmasına fırsat kalmadan, Lumumba CIA destekli Zaire Devlet Başkanı tarafından görevden uzaklaştırıldı. O da hayatını kurtarmak için ülkeden kaçtı.

Lumumba, CIA'nın yardımıyla, hükümetin kontrolünü ele geçiren General Joseph Mobutu'nun askerleri tarafından 1960'ın Aralık ayında yakalandı. Lumumba bir ayı aşkın bir süre tutuklu kaldı, sorgulandı, işkence edildi, sonra da kafasına kurşun sıkıldı. Cesedi hidroklorik asit içine atılarak eritildi.

Mobutu o tarihten beri Zaire'yi yönetiyor. Ülkenin geniş maden yataklarının cazibesi, CIA'yı onunla bir güven evliliğine yöneltti. Zaire'deki CIA istasyonu Afrika'dakilerin en büyüğüdür.

Mobutu'nun serveti milyarlarca dolar. Zaire ulusal gelirinin yüzde 40'ı ona ve avanesine akıyor. Öte yandan, ortalama bir Zaireli yılda 190 dolar kazanıyor.

Mobutu, protesto eylemi yapan öğrencileri "başkana hakaret" suçundan ömürboyu hapisle cezalandırıyor, muhalefet liderlerini akıl hastanelerine atarken, basına ve din adamlarına baskı uyguluyor. Halkı o denli nefret ediyor ki, Mobutu, bir süre nehir ortasında bir mavnada yaşamak zorunda kaldı.

Mobutu'nun zulmü, zaman geldi CIA'yı bile dehşete düşürdü. CIA, 1977'de Mobutu'ya karşı bir ayaklanmayı destekledi. Ama darbe başarısız olunca, CIA ve Mobutu öpüşüp barıştılar. 1992'de başka bir isyan patlak verdi. Halen iktidar için Mobutu ile çatışma sürüyor.

Kapitalizm « Görüşler ve Doktrinler

Özel teşebbüse ve kazanç yollarının aranması ilkesine dayanan ekonomik sistemdir. Kapitalizm, önce İngiltere'de, daha sonra Almanya ve Fransa'da ilk fabrikaların kurulmasıyla sonuçlanan XIX. yy. sanayi devrimine bağlanır. Fabrikaların kurulmasıyla bazı üretim kesimlerinde, sözgelimi dokuma sanayiinde, elemeği yerini makinelere bırakmış ve iflâsa sürüklenen elsanatçısı ya yok olup gitmek ya da fabrikalarda işçilik yapmak zorunda kalmıştı.

Kapitalist ekonominin başlıca özelliği, ticaret ve sanayinin örgütlenmesinde sermayenin (kapital) en büyük rolü oynaması ve bütün iktisadî etkinliklerde kazanç (kâr) amacının güdülmesidir. Sermaye, bankaya yatırılan ve faiz getiren paradır. Daha genel anlamda, herhangi bir üretime katkıda bulunan bütün mallar sermayedir: toprak, fabrikalar, hizmetler (ticarî işletmeler, bankalar v.b.). Kazanç ise bu sermayenin işletilmesiyle sağlanan net kârdır.

Kapitalist bir devlette her birey bir işletme kurabilir; üretim araçları, üretime emeği geçen bütün insanların değil, bu işletmede hisse sahibi olan belli sayıda bağımsız kişinin ya da şirket halinde birleşmiş kişilerin malıdır. Devletin elinde bulunan kamu kesimine karşılık, özel teşebbüsün hüküm sürdüğü bu kesime «özel kesim» denilir.