Siyaset ve Politika

Şikago Ekolü « Görüşler ve Doktrinler

Şikago Ekolü, 1920'lerden itibaren Amerikan sosyolojisinde etkin bir rol oynayan ve belli başlı temsilcileri arasında W. Thomas, R. Park, E. Burgess ve L. Wirth gibi isimlerin bulunduğu bir sosyoloji hareketidir.

Şikago Ekolü, çoketnili Amerikan kentlerinde Öne çıkan gettolaşma sorunları (göçmenlerin ve marjinal grupların yaşma tarzları, sosyal grupların kent mekânında yerleşme biçimleri, ekonomik etkinliklere ve mesleklere girme zorlukları, sosyal dışlanma, sosyalleşme biçimleri, vb.) üzerinde durmuş ve araştırmalarını 'kentsel ekoloji' adı altında toplamıştır.

Katılımcı gözlem, yaşam öykülerinin analizi, gazete analizi, mektupların analizi, kişisel görüşme gibi araştırma teknikleri kullanan Şikago Ekolü mensuplarının çalışmaları, çevre psikolojisi bakımından da önem taşımaktadır.

Angola'da İç Savaş « CIA Operasyonları

Angola'ya müdahale, CIA'nın en anlamsız operasyonu olmaya güçlü bir adaydır. Akıtılan kanla varılan hedeflerin -ki hedeflerin ne olduğu da belli değil- oranı, bu operasyonu kesin olarak CIA'nın en büyük fiyaskosu yapar.

1975'te Portekiz İmparatorluğu çökünce, Afrika'daki sömürgesi Angola iktidar mücadelesi veren üç gruba kaldı. Grupların üçü de değişik dönemlerde hem kapitalizmle hem sosyalizmle flört ettiler; hem Doğu'dan hem Batı'dan yardım aldılar. ABD'nin müttefiki Zaire bir fraksiyonu destekledi. Sovyetler bir başkasına, MPLA'ya arka çıktı. CIA ise üçüncü grubu, Jonas Savimbi'nin UNITA'sını tercih etti.

CIA'nın Angola'ya karışmasının başlıca nedeni, Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'in, Saygon'un düşmesinden sonra "güçlü olduğumuzu" dünyaya göstermek için en kısa sürede bir başka savaş çıkarma kararıydı. Petrolden endişe ettiğimizi söylüyorduk, oysa Angola'da kayda değer petrol yoktu. Düşman kontrolüne geçmemesi için müdahale etmek zorunda olduğumuzu açıkladık. Ayrıca, 1975'ten beri petrol alanlarını kontrol altında tutan MPLA, savaş boyunca Batı'ya petrol satmayı sürdürdü. Gösterilen bir başka saçma savaş gerekçesi de, Angola'nın deniz trafiğine yakınlığıydı. Oysa, denize kıyısı olan dünyadaki her ülke aynı durumda.

Kissinger, hiçbir diplomatik girişimde bulunmadı. Buna karşılık CIA, kana susamış, zalim bir diktatör olan Savimbi'yi ölçüsüz miktarda para ve kanla destekledi. ABD'nin Angola'yı Soğuk Savaş alanına dönüştürme kararlılığı, Savimbi'yi destekleyen Güney Afrika birlikleriyle, buna karşılık büyük bir başarıyla MPLA'yı destekleyen Küba birliklerini Angola'da karşı karşıya getirdi.

Güney Afrika'nın Angola'ya müdahalesi, siyah çoğunluğun kaçınılmaz iktidarını ertelemek amacıyla, tüm komşularını istikrarsızlığa sürükleme çabasının bir parçasıydı. Güney Afrika'nın ABD'nin arka çıktığı grubu desteklemesi, ABD'nin kara Afrika ile ilişkilerinde önemli bir tahribata yol açtı.

40 milyon dolar harcandıktan ve binlerce insan öldükten sonra, Kongre, Angola savaşına aktarılan fonları 1976'da kesti. Kongre ilk kez bir CIA operasyonunu oylayarak durdurmuş oldu. Ne yazık ki, CIA, Kongre'nin koyduğu yasayı yok etme kararlılığını, Reagan'ın 1981'de yönetime gelişine kadar sürdürdü. Bu tarihten sonra, sürüp giden Angola çıkmazı 1990'da seçimle sonuçlanıncaya kadar, milyonlarca dolar ve binlerce insanın hayatı hiç uğruna harcandı.

Savimbi, MPLA karşısında seçim hezimetine uğrayınca, yine CIA'nın desteğiyle savaş başlattı. Nihayet 1993'te, ABD Savimbi'den desteğini çekerek MPLA hükümetini tanıdı; ancak savaş hâlâ sürüyor. O güne kadar 300 bin Angolalı öldü, 80 bini sakat, 50 bini yetim kaldı; maddi zarar ise 50 milyar doları aştı.

Guatemala'da Darbe « CIA Operasyonları

CIA'nın hukukçular tarafından kurulduğunu ve yönetildiğini hatırda tutmak istiyorsanız, Guatemala demokrasisinin yıkılması operasyonuna göz atmaktan başka şeye gereksinim duymazsınız. Dulles biraderler, Wall Street hukuk bürolarından Sullivan&Cromwell'in ortaklarıydı. Zaman buldukça da ABD hükümeti için çalışıyorlardı. John Poster Dulles Dışişleri Bakanı, Allen Dulles da CIA'nın başındayken, biraderler Eisenhower'ın dış politikasının çarlarıydı. Sullivan&Cromwell müşterilerinin çıkarlarını da görmezden geliniyorlardı tabii!

Jacobo Arbenz, 1951'de serbest ve adil bir seçimde ezici bir çoğunlukla Guatemala Devlet Başkanı seçildi. Guatemala'yı "feodalizmin hâkim olduğu geri kalmışlıktan modern kapitalist bir ülkeye dönüştüreceğim" umuyordu. Ancak CIA, tüm ağırlığını feodalizmden yana koydu.

Arbenz, Rockefeller'in sahibi olduğu United Fruit Company'nin (Birleşik Meyve Şirketi) kontrolündeki bir kısım kullanılmayan araziyi alınca (ki bunun için United Fruit'e yeterince tazminat ödendi), şirket ABD'de, Arbenz'in "uluslararası komünist komplonun maşası" olduğu temasına dayalı bir "halkla ilişkiler" kampanyası başlattı. Kızıl şeytanı alt etmek -ve tabii değerli müşterisine yardım etmek- için hep fırsat kollayan John Poster Dulles, Eisenhower'i Arbenz'in gitmesi gerektiğine ikna etti.

Birader Allen'in CIA'sı, 20 milyon dolara mal olan iş almaktan sadece çok memnun olabilirdi. CIA, bir propaganda saldırısı başlattı ve ara sıra demiryolları ile petrol tesislerine sabotajlar düzenleyen 300 paralı asker kiraladı.

Son olarak 1954 Haziran'ında, hiçbir kimlik işareti taşımayan CIA uçakları, Guatemala'nın başkentine akınlar düzenlediler ve Arbenz'in istifasını isteyen bildiriler attılar. Aynı anda CIA kontrolündeki radyo istasyonları, isyancıların ordusunun (hepsi CIA'nın kiraladığı 300 hayduttu) ülkeyi işgal etmek üzere olduğu yayınını yapıyorlardı. Ne olur ne olmaz diye düşünen Arbenz kaçtı ve Guatemala'yı özenle seçilmiş CIA uşağı General Castillo Armas'a bıraktı.

CIA, Guatemala operasyonuyla hep övünmüştür. Oysa operasyon, sonraki 40 yıl boyunca 100 bin Guatemalalıyı öldüren kana susamış rejimleri başlattı. Geçmişe dönüp bakan kimi CIA emeklisi, operasyonun çok kolay yapıldığı ve CIA'nın aşırı ölçüde kendine güvenmesine yol açtığı sonucuna vardı. Bir CIA yetkilisinin belirttiği gibi, "Bu kahverengi derili küçük insanları, masrafsız aldatarak alt edeceğimizi düşündük".